TTB’den ‘hayatı değil çarkları durdurma’ çağrısı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Egzersiz Grubu, iktidar kadar “bütün kapanma” olarak duyurulan tedbirlerle ilgili değerlendirmesini bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyu ile paylaştı. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi üyeleri ve Pandemi Çalışma Grubu üyeleri ile İstanbul, Ankara ve Diyarbakır tabip odalarının başkanları katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, üretimin durdurulmadığına, turizm gelirlerinin öncelendiğine, eve kapatılan insanların yoksullaşmasına ve ev içi şiddete hiçbir çözüm üretilmediğine uyarı çekerek “tam kapanma” adı altındaki düzenlemelerinin halk müziği sağlığını korumayı amaçlamadığını söyledi.

SADECE YÜZDE 10’U SOSYAL DESTEK

Türkiye’nin Covid-19 takviye miktarını 638 milyar TL olarak uluslararası örgütlere bildirdiğini aktaran Korur Fincancı, bu meblağın sadece %10’unun sosyal yardim programları olduğunu, %90’a yakın kısmının ise prim ödemelerinin ertelenmesi, borçların yapılandırılması, yeni krediler verilmesi gibi sosyal yardim kapsamı dıştan uygulamalar olduğunun altını çizdi. Korur Fincancı, konuşmasının son bölümünde ise 1 Mayıs’ta açık alanlarda yapılacak buluşmaları engellemenin de güvenlikçi perspektifin bir yansıması olduğunu vurguladı.

EMEKÇİLER İÇİN YAPILAN BİR DÜZENLEME DEĞIL

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Elif Turan salgının değil idareli kaygıların, emekçilerin yok sermayenin ön plana alındığı kararlar ile aleyhinde karşıya olunduğunu dile getirdi. Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Karakoç da başkentte polikliniklere yapılan başvuruların %75-80’inin imal alanlarından olduğuna dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Emekçiler için yapılan hiçbir düzenleme yok maalesef. Bilimsellikten uzak, bilim insanlarının ve sıhhat emek-meslek örgütlerinin hiçbir görüşü alınmayan, tek merkezden yapılan ve zor kullanarak dayatılan güvenlikçi bir program var.”

TTB Pandemi Egzersiz Grubu üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol filyasyonu denetim yapabilmek için gereken “jurnal vaka sayısını 5 bine indirme” hedefinin mevcut koşullarda çok uzaktan olduğunu belirtti ve “Yeterince yönetmeme, virüsün birbiriyle birleşerek bizim aramızda kalıcı varoluşunu kutlaması sonucunu doğurdu” diye ekledi.

ÇALIŞMA YAŞAMINA İLİŞKİN ÖNERİLER SIRALANDI

TTB Pandemi Egzersiz Grubu adına basın açıklamasını ise Prof. Dr. Feride Aksu Şahit okudu. Basın açıklamasında epidemiyoloji bilimi ışığında salgının nasıl sınırlandırılması ve kapanmanın nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin genel ilkelerden söz eden Aksu Tanık, alıştırma yaşamına ilişkin önerileri şöyle sıraladı:

-İşçilerin, işsizlerin, yoksulların yaşamlarının ve sağlıklarının olumsuz etkilenmesini engelleyecek ücretsiz su-ısınma-elektrik giderlerinin karşılanması gibi destekler; açıklanan “bütün kapanma” her tarafında sağlanmalıdır.

-Gündelik işlerde, kayıtdışı çalışan insanların sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesi hayati tartı taşımaktadır.

-tek başına yaşayan yaşlıların jurnal hayati gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik kamusal önlemlerin alınması sağlanmalıdır.

-Engelli, kronik hastalığı olan şahısların, çalışmak zorunda olan ebeveynlerin çocuklarının gündüz bakımı sağlanmalıdır.

-Aşılama mutlaka çabuk yaygınlaştırılmalı ve herkesi kapsamalıdır.

-Sağlık emekçilerinin aileleri mutlaka en kısa zamanda aşılanmalıdır.

-Parklar, açık alanlarda somut mesafeye uyarı ederek zaman geçirebilmek makul olmalıdır.

-Türkiye’de “sosyal destek kalkanı” toplam COVID desteğinin %1’inden birazcık fazladır. Kısa egzersiz ödeneği ve sözde kalemlerle verilen ilk elden destek tüm “canlandırma desteği”nin %10’unun altında kalmaktadır. Kapanma sırasında kazanç kaybına uğrayan ve işini kaybedenlerin zararı tazmin edilmeli, istek edenlere kazanç seviyeleri göz önünde bulundurularak destek verilmelidir.

-Formel işgücünün önemli bir kısmı 50 ve üstü işçinin çalıştığı işyerlerinde çalışmaktadır. Yalnız İstanbul’da bu alanların toplumsal istihdamdaki oranı %40’a ulaşmaktadır. Fiziksel uzaklık, havalandırma, bireysel koruyucu donanım olmaksızın bu işyerlerinde çalışmaya zorlanma kabul edilemez. Yaşamsal olmayan sektörlerdeki üretim mutlaka durdurulmalıdır.

-Muhakkak bir sayıdan artı işçinin bir araya geldiği yerlerde de özel havalandırma, yarı kadro/tam vergi, dönüşümlü üretim kurala bağlanmalıdır. İşyerlerine servis tesis etme mecburiyeti getirilmelidir.

-İşyeri COVID-19 kümelenmeleri saptama edilmelidir. Pandemide işçi sağlığı önlemleri, ırk sağlığı ve salgın politikası demektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir