Kılıçdaroğlu: 128 milyar doları arka kapıdan kodamanlara sattılar!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında talimatlar yaptı.

Salgın döneminde herkesin fedakarlık yaptığını, fakat Saray’ın yapmadığını söyleyen CHP Lideri, “Bu beyler milyarları aldılar, hangi fedakârlığı yaptılar?” dedi.

“Bu millet özel meslek birliği milleti iliklerine kadar sömürüyor” diyen CHP Lideri, “İktidar olduğumuzda yapacağımız birincil meslek bunların tamamın kamulaştırmaktır” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgınında patlayan olgu sayıları hakkında, “Dün 341 vatandaşımız hayatını Covid-19 dolayısıyla kaybetti. Sorumlusu kim? Bu soruyu geçen seçimlerde AK Parti’ye Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenlere soruyorum. O kongreleri yapanların vebali, günahı değil mu?” dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kurduğu şirketinde ürettiği dezenfektanları Ticaret Bakanlığı’na satması hakkında açıklamada bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, “Sözüm söz sizin burnunuzdan fitil fitil getireceğiz. İlk yapacağımız meslek parlamentoya siyasi etik yasası getireceğiz” diye konuştu.

CHP Lideri, “128 milyar dolar nerede? gündemine ilişkin iktidar kanadından gelen açıklamaları ise şu ifadelerle değerlendirdi: “Merkez Bankası çıktı izah etme yaptı, 21 Şubat 2017 tarihi itibariyle Define Müsteşarlığı ile Merkez Bankası aralarında bir protokol yapıldı ve o protokole göre satıldı dedi. Protokol şuanda yasadışı bir protokol.”

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“HERKES FEDAKARLIK YAPTI, SARAY YAPMADI”

Biz fedakârlığı toplumun her kesimi yapsın dedik. Sarayın beslemeleri o fedakârlığın dışarıda kaldılar. Havaalanlarını yapanlar köprüleri yapanlar, dolarla, yolları yapanlar, aylıklarını dolarla garanti altına alanlar. Bunlar hangi fedakârlığı yaptı? Bu soruyu iktidara sormuyorum, bu soruyu esnafa, emekliye sormuyorum bu soruyu geçen seçimlerde AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenlere soruyorum. Bu efendiler milyarları aldılar, hangi fedakârlığı yaptılar? Sen fedakârlık yapıyorsun, oy verdiğin millet fedakârlık yapmıyorlar, kibir abidesi olarak saraylarında oturuyorlar. Buna izin vermememiz gerekiyor arkadaşlar. O uçakla yetmiyor 3 tane daha Mercedes alıyorsun. Neyinize yetmiyor!

Bu ulus özel iş birliği milleti iliklerine kadar sömürüyor. İktidar olduğumuzda yapacağımız ilk iş bunların tamamın kamulaştırmaktır. Bugün doğan çocuğun evladına bile tartma getiriyorlar. Yazık günah yok mi bu memlekete? Bu memleket bu değin sahipsiz mi? Vatandaşlarımız o köprülerden, o havaalanlarından onların istediği parayı ödemeden geçecek. Devletin soyulmasına izin vermeyeceğiz!

Dedim ki devleti yönetenlerin misal olması gerekli. Peki, nasıl örnek olacak? Genelge çıkarıyorsun, illerde barolar kongre yapmasınlar, bitmiş yapmadılar, lakin sen yapıyorsun! üstelik salon lebalep doldu diye övünüyorsun. Efendim barolar kendi genel kurullarını yapmayacak! E sen kendi genel kurulunu yapıyorsun! Bir De ahali arka arkaya. Dün 341 vatandaşımız hayatını Covid-19 dolayısıyla kaybetti. Sorumlusu kim? Bu soruyu geçen seçimlerde AK Parti’ye Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenlere soruyorum. O kongreleri yapanların vebali, günahı yok mu? O ırk sokağa çıktılar, binlerce insan Covid oldu. Yoğun bakımlarda yer yok. Torpiliniz varsa yer bulabiliyorsunuz. Peki ülkeyi bu ülkü getirenlerin sorumluluğu yok mu? Hâlâ onun partisine oy vermeye devam mı edeceğiz! İsraf merkezi oldu, devam ediyorlar, Türkiye’nin itibarını sıfırladılar. Böyle bir tablo olduğu zaman Türkiye’ye turist gelir mi arkadaşlar!

“ESNAFI BİTİRDİLER; TURİZMCİYİ DE BİTİRİYORLAR”

Esnafı bitirdiler turizmciyi de bitiyorlar. Bu tablo Türkiye’ye turistin gelmesini engelliyor. Oysa turizm bizim için çok lakin fazla manâlı. Bacasız sanayi diyoruz. Cariye açığı kapatan turizm, pek fazla alana baktığınız vakit turizm 54 bambaşka alana katkı veriyor. Kısa alıştırma ödeneğinin her yerde gelmesi lazım.

Toplumun gözünden kaçan bir şey yaptılar. Bankalardaki mevduat faizine uygulanan stopajı düşürdüler. Kısa çalışma ödeneğinden kaç birey yararlanıyordu? 1 milyon 139 bin kişi. İşsizlik tehlikesiyle aleyhinde karşıya getirdiler. Bakın 6 aya kadar olan hesaplar için yüzde 15’ten yüzde 5’e düşürdüler. Bir yıla dek olan vadeli hesapları 2’den 3’e düşürdüler. Peki, aldıkları stopaj nereye gidiyor? Ücret olarak bütçeye gidiyordu. Peki, işçi için ödenen KÇÖ nereden karşılanıyordu? İşçinin kumbarasından. Bu neyi gösteriyor? Hükûmet rantiye sınıfına çalışıyor. Ve bu gerçeğin herkesin bilmesini isterim.

Turizm sektörü Türkiye için çok manâlı. Gelen her turizm tarım, sanayi sektörüne takviye veriyor, işçiye destek veriyor ve Türkiye buradan büyük emek harcamadan dolarlar kazanıyor. Ama turizme düşman olanlar böyle bir tabloyu önümüze koyuyorlar.

TİCARET BAKANI’NIN KENDİ BAKANLIĞI İLE ‘TİCARETİ’

Ticaret Bakanı ve kocası ikisi şirket kurmuş dezenfektan üretiyorlar. Kime satıyorlar? Kendi bakanlığına. Allah aşkına ne hale geldiğimizi görüyor musunuz? Bakan ol şirketin var aralıksız şirketinden mülk al. Daha Sonra bunu etik diye millete sak. Daha Sonra bunu milletin önünde söylenecek tek kelime etmeyeceksin! AK Parti’ye oy veren değerli kardeşlerim, bakın Türkiye nasıl yönetiliyor, kimlere hangi imkânlar sağlanıyor. Sen bu haber çıktıktan daha sonra çıkıp tek kelime bile etmeyeceksin! Bir yolsuzluklar ülkesi oldu Türkiye. E bu bakan niye sesini çıkarmıyor? E ben yukarıdakini misal alıyorum diyor, e gençler de pudra şekeriyle idare ediyorlar, hepimiz malı götürüyoruz diyor. Yurttaş da seyrediyor diyor. Sözüm laf sizin burnunuzdan fitil fitil getireceğiz. İlk yapacağımız iş parlamentoya siyasi etik yasası getireceğiz.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Anaokuluna yeni başlayan çocuğun anlayacağı dille beş soru sordum. 128 milyar doları hangi yöntemle sattın sen? Bunu benim bilmeye hakkım var. Bu satışı hangi tarihlerde yaptın? 128 milyar doları hangi kurdan sattın, bunu da ben öğrenmek istiyorum. Bu ticaretin alıcıları kim, bunu da bilmiyoruz. Bu satmak işleminin aşağı kimlerin imzası var, bunu da bilmiyoruz. Soruları sorduk, yanıt yok. yeniden sorduk cevap değil. Bizi hoşnutluk eden cevap değil. İl ve ilçe başkanlarımız afişleri assınlar dedik. Bilboardları kiraladık oralara yapıştıralım dedik, vatandaş da sorsun dedik.

128 milyar doların nereye gittiğini şu belli başlı değin bilmiyoruz. Kanunun ikinci maddesi 4059 madde, 2018 yılında iptal edildi. İptal edildi fakat satışlar devam ediyor. Pek devam ediyor. Yani protokol şimdi illegal bir protokol. Hukuki tabanı, dayanağı yok. Bakıyrouz Merkez Bankası kanununa hala yürürlükte.

“HESABINI VEREMİYORLAR”

Seferber oldular bizim afişleri indirdiler. üstelik diyorlar ülkede demokrasi var. Hakaret etsek alabilirsin, hatalı bir şey söylesek alabilirsin. Soru soruyoruz, 128 milyar dolar nerede, diye. Gayet basit bir soru. Niçin indiriyorlar, korkuyorlar. Niçin indiriyorlar, ırk öğrenmesin diye. Neden indiriyorlar, çünkü hesabını veremiyorlar. Ben bu milletin, fakir fukaranın hakkını savunmayacaksam niçin siyaset yapıyorum.

Lütfi Elvan diyor ama, ‘Ne kadarlık döviz alım satımı gerçekleştirilmiş hepsini görebilme imkanımız’ var diyor. Yani ilk önce 128 milyar doların satıldığını Define ve Maliye Bakanı kabul ediyor. Ayrıntılarıyla açık ve şeffaf diyor. Siz Merkez Bankası’na bir şey bırakmadınız ama. Parayı Merkez Bankası satmadı ancak. Bu da, kendisini kurtarmaya çalışıyor, Merkez Bankası açıklasın diyor.

Yaptıkları açıklamaların tamamı aykırı. Geçen hafta çarşamba günü, bu soruya yanıt bekler benden kamuoyu diyen Erdoğan grup toplantısı yapamadı.

Ülke çok sancılı bir dönemden geçiyor, ekonomi çöktü yönetemiyorlar. Dağıtılan patates için insanlar ağız dalaşı ediyor. Birbirlerini eziyorlar, patates için. 21. yüzyılın Türkiye’sinden bahsediyorum. Takviye gelecek haberi çıkıyor, insanlar koşa koşa gidiyor, ırk saatlerce bekliyor. Beyefendi böylece bir yerde oturuyor fakat, onları görmüyor. Tadansa yalan söylüyor, uzaya gideceğiz, avuç içi gideceğiz meraklanmayın diyor. Sen uzaya gideceğine vatandaşının karnını doyur.

Bu ülkede görünmeyen bir şekilde, 128 milyar dolar arkadaki kapıdan birilerine peşkeş çekildi. Merkez Bankası devre dışı bırakıldı. Kime sattıkları emin yok, kaça sattıkları emin yok, hangi kur üzerinden sattıkları kesin yok. Kim aldı bunları? Efendim halka verdik… Canikli diyor ya… Kardeşim halka soruyorum, vallahi billahi almadık diyor. Eğer vatandaşlardan biri ben aldım diyorsa, çıkıp söylesin ben de göreyim tanıyayım o kişiyi. Arkadaki kapıdan kime sattılar, kodamanlara sattılar. Buradan Allah şahittir, milletime laf veriyorum; sandık gelecek iktidar olacağız, o kodamanların burnundan 128 milyar doların hesabını fitil fitil soracağım.

128 milyar doların kimindir. Bu da kayda değer bir soru. Bugün değil olan bu para kimin parasıdır? Markette alarm takılan bebek mamasını alamayan annenin parasıdır bu. 128 milyar dolar, dükkanını kapatıp, ceketini alıp evine mahçup bir şekilde giden esnafın parasıdır bu.

Erdoğan’ın oturup akla yatkın bir cevap vermesi lüzumlu. O kodamanlara aktardığı paraları açıklaması lazım, kime gitti bu paralar. Kimler vurgunu vurdu, bunu öğrenmek zorundayız. 128 milyar dolar Merkez Bankası’nın kasasında olsaydı Türkiye’nin ekonomisi bugün bambaşka bir yerde olurdu.

Bu olayı örtmek için, emekli amiraller darbe yapıyor mizansenini koydular ortaya. 80 yaşındaki amirale kelepçe taktılar. Yetmedi arkasında da, benim ve arkadaşlarım için dokunulmazlığın kaldırılmasını istediler. Erdoğan, kiminle gelirsen gel, vız gelir tırıs gider. Troll ordusu görevlendirmiş, beni iddiaya göre karalayacaklar. Kiminle gelirsen gel, nasıl gelirsen gel, hesabını soracağım. Yoksul fukaradan çalınan, o gençlerden çalınan bütün hakları aynen iade edeceğim. Yiğide savaş bayramdır diyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir