Haber

Kantinde harcanan ‘terör’ telifi – Diken

01.02.2026 – Birçok yayıncının kadrosunda hapishanede yazmayı sürdüren şair ve yazar var. Onlara telif vermeyecekler mi yani? İçeride yazan insanlar telif almasın mı?

“`html

Tonguç Ok’un Yazarlık Serüveni ve Cezaevindeki Zorlukları

2014 yılının bahar aylarında, Tonguç Ok’a ilettiğim sorulara verdiği yanıtlar, Evrensel Kültür dergisinin Temmuz 2014 tarihli 271. sayısında derlenerek yayımlandı.

Tonguç Ok o dönemde 17 yıldır hapisteydi ve “Şimdi demek ki…” diye başlamak oldukça zor.

İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi alan Tonguç Ok, hapisteyken İngilizce bilgisini geliştirmenin yanı sıra Kürtçe, İtalyanca ve İspanyolca da öğrenerek bu dillerde çeviriler yaptı. Türkçeye ve Kürtçeye önemli eserler kazandırdı. 2014 yılında Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Mektuplarla ulaştığım sorulara verdiği yanıtlar da mektup aracılığıyla geldi. İlk sorum ve yanıtlardan bir kısmı şu şekilde:

  • “Bir çevirmen olarak karşılaştığın zorluklar nelerdir? Hapishanede bulunmanın getirdiği zorluklardan bahseder misin?”

Hapiste olmanın çeviri sürecinde hem avantajları hem de dezavantajları var. Çeviri, emek ve zaman isteyen bir iştir. Hapiste geçirilen zamanın bol olduğu gerçeği var ama internetin olmaması çok şey kaybettiriyor. Bence asıl sıkıntı, genel hayatın dışında olmak. Dil, hayat demektir.

Günümüz Dünyasında Telif Hakları Üzerine Sorular

Tonguç Ok ile yeniden bir görüşme yapabilme ihtimalim, zamanla belli olacak; fakat sorularım arasında “Gündelik masraflarınızı karşılamakta zorlanıyor musunuz?” olacak.

Uzun süredir tutuklu kalan birinin maddi durumu pek iyi olamaz. Tonguç Ok gibi bir çevirmen sadece çevirilerinden elde ettiği teliflerle geçimini sağlayabilir; aksi halde ailesinin desteğine mahkum hale gelebilir.

Çeviri ve telif eserleri alanında Tonguç Ok’un dava arkadaşı Necip Baysal da Kor Kitap’ta editörlük yapmaktadır.

İlk bakışta iki arkadaşın editörlük yapması ve cezaevindeyken yaşadıkları zorlukları anlatmak insana ilginç gelebilir, ancak durum daha karmaşık. Kor Kitap, “Cezaevindeki çevirmenlerimize, yazarlarımıza ve editörlerimize sağladığımız telif haklarıyla ilgili düzenli ödemeler yapmaktayız” açıklamasında bulundu. Bu ödemelerle içerideki arkadaşlarımız kantinden alışveriş yapmaktadır.

Fakat, bu ödemeler artık “terör faaliyeti” olarak nitelendirilmektedir. Yayıncı temsilcimize yönelik bir duruma sebep olan bu ödemeler, bir soruşturma neticesinde ev hapsi cezasına yol açmıştır.

Yaratıcıların Telif Hakları Üzerine Tartışmalar

Kor Kitap, yayıncıların, yazarların ve çevirmenlerin telif ödemelerinin suç kapsamına alınıp alınamayacağı üzerine çeşitli sorular doğuruyor. Ödenmemiş telif talepleri için mahkemeye başvuran siyasi tutsaklar, bu süreçte adalet sağlayacak mı?

Yazma ve üretme hakkına sahip olan bireylerin telif almalarını engellemek ne kadar adil? Cezaevinde yaratıcı bir süreçte bulunanların eserleri hakkındaki bu durum, toplumsal adalet açısından sorgulanmalıdır.

Özellikle Türkiye Yayıncılar Birliği de bu konuda tarafını seçerek, telif haklarının korunması gerektiğini vurgulamıştır. Yayıncıların bu hakları ödemesi, hem yasal bir yükümlülük hem de etik bir sorumluluktur.

Kurallar ne olursa olsun, bu bağlamda üreten, yazan ve çizenlerin hakları korunmalıdır. Unutmayalım ki, üreten insanların, içerde ya da dışarıda, yazdıkları eserlerinden, aldıkları teliften bağımsız bir hayat sürmelerinin önemi büyüktür.

“`