İmamoğlu: Kanal İstanbul’da ısrar edenlerin aklındaki tek konu birilerinin para kazanmasıdır

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu milletlerarası medya kuruluşu temsilcileriyle İstanbul Tasarlama Ajansı’nın Florya Kampüsü’nde bir araya geldi.

Sputnik Türkiye’den Burcu Okutan’ın haberine tarafından, İmamoğlu burada gerçekleştirdiği basın toplantısında “Kanal İstanbul ile ilgili projeye karşısında pankartlar asarak halkımızı bilgilendirme çabamıza dönük hakkımda bir soruşturma izni verilmişti. Hükümetin hoşuna gitmeyen bir konuda pankart ya da sancak asarsanız savcılar anında harekete geçiyor. Bugünlerde bunu daha da yoğun yaşıyoruz. Ne eyvah ancak bu olaylar demokrasimiz adına bizleri çok üzüyor. Bunlar antidemokratik olaylar ve bu uygulamaları kınıyorum” dedi.

“FEZLEKELER DEMOKRASİMİZ ADINA YÜZ KIZARTICI”

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması çalışmaları ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması konularına yer veren İmamoğlu “Esas muhalefet olan benim de partimin başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve 8 milletvekilimiz hakkında TBMM Genel Kurulu’na gelen dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin fezlekeler demokrasimiz adına yüz kızartıcı bir durumdur. Umarım aklıselim şampiyon kazanç ve Türkiye için daha da tedirgin süreçlerin yaşanmasına yol açmazlar. Bir belediye başkanı olarak değil vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak bazı uygulamaları endişeyle peşine düşüp takip ediyorum. Bir gece yarısı, adını kentimizde imzalanması nedeniyle buradan bölge ve bizim için bir gurur vesilesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden bir kararname ile çıkılması bizleri içten üzüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kökü bin yıllara dayanan ciddi bir devlet tecrübesine sahip olduğunu hiç kimse unutmasın. Dönemsel iktidarlar bazı deformasyonlar oluşturabilirler, bazı yanlışlar yapabilirler” ifadelerini kullandı.

“KANAL İSTANBUL BİR SEÇİM PROJESİDİR”

Toplantıda Kanal İstanbul ile ilgili sorulara cevap veren İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı bu projede ısrar ederken, aşağıda birçok tez bulunduruyor. Bunlardan birincisi ‘devlet projesi’ olduğuna vurgu yaparak, bunun yapılması gerektiğinin durum olduğunu kamuoyunu uymak istiyor. Bu bir devlet projesi değildir. Bu bir tercih projesidir, zamanında böyle başlamıştır. Bunu 2011 yılı seçiminde Cumhurbaşkanı açıkladı. Tercih sonrası proje ile ilgili elle tutulur bir gelişme olmadı. 2014 yılında Cumhurbaşkanının partisinde Başbakan değişti. O zamanlar Başbakan olan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı olan Ali Babacan bu proje hakkında ‘Bu devletin kabul edeceği bir proje değildir’ diyor ve siz buna devlet projesi diyorsunuz. Hayır, bu bir tercih projesidir” diye konuştu.

“İSTANBUL’U TEHDİT EDİYOR”

Projenin açıklandığında, yapılacak olan alanda arazi alım-satımına müsade verilmeyeceği yönünde beyanların olduğunu fakat 10 milyonlarca alanın el değiştirdiğine değinen İmamoğlu, “Bunun yaklaşık 40 milyon metrekareye ulaştığı düşüncesindeyiz. Çoğu konunun transparan yönetilmediği gibi bu konuda da hiçbir ayrıntılı alım-satım bilgisi kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Burada özellikle bazı Arap ülkelerinden yatırımcılar olduğu gibi bunun yanı sıra ne yazık ama ülkemizde de siyasi bağlantıları olan bir takım kişilerin ve kurumların arazi aldıkları laf konusudur. Lakin benim konum bu yok, benim konum hemen bu ülkeyi idare eden idarenin aldığı konumdur. Fazla net, hani bir laf vardır ya; para, para, para… Bugün bunda ısrar edilmesinin tek sebebi tam da budur. Bugün bu ısrarı yapanların aklındaki tek konu buradan birilerinin para kazanmasıdır. Buna hep karşıyız, çünkü İstanbul’u korkutma etmektedir. Bu bakımdan, bu proje büsbütün para kazanmaya karşın bir emlak projesi” dedi.

“PROJENİN BEDELİ 80 MİLYAR DOLAR DESEM, YANILMIŞ OLMAM”

İmamoğlu göreve geldiğinde Kanal İstanbul ile ilgili bilinirliğin araştırdığını ifade ederek, “Kanal İstanbul projesi açıklandığında İstanbul’da bunun bilinirliğini araştırdık. Gördük oysa, ne eyvah oysa İstanbullunun ‘Beton Kanal’ ile ilgili hiçbir fikri yok. ‘Biliyorum’ diyenlerde yüzde 15’i bile yakalayamadık, ne ölçüde bildiği de tartışılır. Bu bakımdan çarçabuk, projenin açıklandığı 2011’den bu yanlamasına ilk defa kanal projesiyle ilgili bir çalıştay yaptık. Yüzlerce bilim adamı ve binlerce yurttaş katıldı ve izledi. Kitap ve bröşürler paylaştık ve paylaşmaya devam ediyoruz. İddiayla söylüyorum ama, bu projenin bedeli bu ülkeye 80 milyar dolar desem, yanılmış olmam. Bu değin büyük bir bedelle bu şehre ihanet edileceğini bildiğimiz bu projenin, devlet tarafından anlatılmış tek bir cümlesini göremezsiniz. Biz daha önceki belediye yönetimi ile devlet aralarında üretilmiş olan Kanal İstanbul ile ilgili sözleşmeyi feshettik. Ne beni ne de belediyeden herhangi birini Kanal İstanbul ile ilgili toplantıya gösteri etmedi” dedi.

İmamoğlu, şunları açıklama etti:

“Proje alanında tahribat gören, sıkıntı yaşamış köylüler var. Bunlarla alakalı peşine düşüp takip içerisindeyiz, destek oluyoruz, yanlarında oluyoruz. Tarımlarına devam etmeleri için takviye oluyoruz. Fakat ne yazık fakat, buradaki birçok tarım alanının köylülerin elinden alındığını da biliyoruz. Vatandaş tarım alanını iyi bir fiyata sattığını düşündü ve sattı, milyonlarca metrekare. Bu 40 milyon metrekare olarak tahmin ettiğimiz alanların daha önceden tarım alanı olduğunu biliyoruz. Sözüm ona buraları satın bölge kurnaz halk, bir emlak projesinin onları zengin edeceğini düşündüler. O vatandaşların aldıkları fiyatlardan o arazileri tarım arazisi olarak geri almaya İBB olarak hazırız. O tarım arazilerini onlardan geri almaya talibiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir