Doğu Türkistan Gezi Kitabıyla Tanışın: Taha Kılınç’ın Anıları
Taha Kılınç’ın Doğu Türkistan gezi kitabı, sadece bir haftalık “turistik” bir geziyi anlatmıyor, aynı zamanda iyi planlandığında ve bölge hakkında detaylı bir araştırma yapıldığında ne kadar verimli olabileceğinin harika bir örneği. Kitap, merak uyandıran ve okuru içine çeken bir gezi günlüğü ile bölgeye dair tarihi verilerin ustaca harmanlandığı bir eser.
Kitabı okurken Doğu Türkistan tarihini ne kadar az bildiğimi fark ettim. Bu coğrafya, uzak olsa da aslında İslam’ın tarihinde önemli bir yere sahip. Kılınç’ın eseri, Doğu Türkistan hakkındaki bilgi eksiklerimizi gidermeye çalışıyor ve bu bilgilere olan ihtiyacımızı vurguluyor.

Doğu Türkistan, aslında gözümüze uzak gelen bir yer ama İslam’ın tarihinde önemli bir yeri var. Kılınç’ın kitabı, Doğu Türkistan’ın son 10 yılda yaşadığı değişimleri birinci elden aktarıyor. Bölgedeki dini ve kültürel baskıları gözlemleyip hisseden Kılınç, Doğu Türkistan’ı anlamamıza yardımcı oluyor. Ayrıca, bölgeye giden başka bir ailenin görüntülü kayıtları da Kılınç’ın anlatımlarını doğruluyor.
İsrail’in Filistin’de yaptığı zulümlere benzer şekilde, Doğu Türkistan’da da farklı bir zulümden bahsediyoruz. Silahlı çatışma olmamasına rağmen, dini asimilasyon, sindirme ve psikolojik savaş gibi yöntemlerle baskı kuruluyor. Ancak buna rağmen, Doğu Türkistan’ın dünya gündemine hak ettiği şekilde yansımaması düşündürücü.
Kitaptan küçük bir alıntıyla bitiriyorum:
“Bu çocuklar kimdi, kimindi? Nereye aittiler? Nereye ait olmaları gerektiğini biliyorlar mıydı? İslam coğrafyasındaki diğer yerler hakkında bilgileri var mıydı? Uygurların geleceğini kim şekillendirecek? Evlerin içinde dinden geriye ne kalmıştı?” – Abdullah Taha Orhan