Erdoğan, ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı: Nihai amaç yeni bir anayasa!

Erdoğan’ın açıkladığı ‘İnsan Hakları Eylem Planı’ 11 temel ilke, 9 niyet, 50 gaye ve 393 faaliyeti kapsıyor.

Erdoğan plana ilişkin, “İnsan Hakları Eylem Planı, geçmişin muhasebesi ile geleceğin murakabesinin ürünü bir belgedir. Her maddenin hayata geçmesi için gereken adımları kararlılıkla atacağız” dedi ve ekledi: “Eylem Planı iki yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlanmıştır.”

Erdoğan açıklamasında, “Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“İnsan Hakları Eylem Planı, geçmişin muhasebesi ile geleceğin murakabesinin ürünü bir belgedir. Her maddenin hayata geçmesi için gereken adımları kararlılıkla atacağız. İnşallah önümüzdeki hafta da idareli reform programımızı milletimizle paylaşacağız.

11 ESAS İLKE

Vizyonu, ‘Özgürlük birey, zinde toplum; daha demokratik bir Türkiye’ olarak belirlenen Eylem Planımız, 11 esas ilkeyle başlıyor.

1- İnsan, doğuştan olan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar; devletin görevi de bu hakları gözetmek ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, tüm hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, din, millet, renk, cinsiyet, siyasi akıl, felsefi inanç, mezhep ve güya sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık laf konusu olmaksızın, herkes hukuk önünde eşittir.

4- Millet hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve doğru biçimde sunulması, tüm yönetimsel faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Yönetmelik, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir; kamu otoriteleri de bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden imtiyaz vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, teşebbüs ve çalışma hürriyetini, rekabete dayalı bağımsızlık piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve yönetimsel işleyiş, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, başkalarının karakter haklarına hürmet etmek suretiyle yaptığı eleştirileri ya da hafıza açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Hukuk devleti, adalet ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini bahis eden cümbür cemaat, etkin kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilir; adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının esasıdır.

9 GAYE

Eylem Planımız, işte bu ilkeler çerçevesinde belirlediğimiz şu 9 amaçtan oluşuyor.

İnsan Hakları Eylem Planındaki 9 amaçtan ilki ‘Daha dinç bir insan hakları koruma sistemi’dir. Buradaki hedefimiz, insan haklarına dayalı bir hukuk devleti anlayışının daha da güçlendirilmesidir. Mevzuat ve uygulamayı bu doğrultuda düzenli olarak gözden geçirecek ve gerekli tüm tedbirleri alacağız. Bu Nedenle Avrupa Birliği ile bilhassa Vize Serbestisi Diyaloğu’nda karşılanması beklenen hususlara karşın çalışmalara da sürat veriyoruz. Tekrar bu hedef başlığı aşağıda Tüzük Mahkemesi’ne bireysel başvuru formu sisteminin etkinliğini artırmayı hedefliyoruz. Demokratik katılımı yükseltmek için, siyasi partiler ve tercih mevzuatında değişim yapmak üzere detaylı bir alıştırma başlatıyoruz. İnsan hakları kurumlarının etkinliğini artırıyoruz.

Halk Denetçiliği Kurumu ile Türkiye İnsan Hakları ve Denklik Kurumu’nun kararlarını, bireysel verilerin korunması suretiyle kamuoyunun erişimine açıyoruz. ‘Geç gelen adalet, yargı değildir’ anlayışıyla, vatandaşımızın taleplerini ve sıkıntılarını daha seri, daha etkili, daha transparan bir şekilde çözecek adımları atıyoruz. Bu çerçevede, İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, Tüzük Mahkemesi’ne başvuruya lüzum kalmaksızın, uzun yargılama zararlarını karşılayacak. Hem, cinayet infaz kurumlarını insan hakları odaklı olarak kontrol ve takip için, barolar, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden temsilcilerin de katılımıyla bağımsız bir ‘Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu’ kuruyoruz.

Eylem Planı, sosyal devlet anlayışımızın bir gereği olarak mağdur haklarını da dinç bir şekilde seslendiriyor. Kırılgan gruptakiler öncelikle almak üzere suç mağduru vatandaşlarımıza, adliyenin kapısından içeri girdiği andan itibaren destek olarak, bu insanlarımızın yeni mağduriyetler yaşamasının önlemek istiyoruz. Bunun için, çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar öncelikle olmak üzere suç mağdurlarına karşın sağlanan psiko-sosyal takviye ve bilgilendirme hizmetlerinin etkinliğini artırıyoruz. Benzer kapsamda, Adli Takviye ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile Adli Görüşme Odalarını da yaygınlaştırıyoruz.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE ADİL YARGILANMA HAKKININ GÜÇLENDİRİLMESİ”

İnsan Hakları Eylem Planımızın ikinci maksat başlığı, ‘Adalet bağımsızlığı ve adaletli yargılanma hakkının güçlendirilmesi’dir. Biliyorsunuz bu alanda bugüne kadar tarihi nitelikte böylece çok adım attık. Devlet Güvenlik Mahkemelerini biz kaldırdık. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısını, demokratik temsilcilik ilkesine kadar yeniden şekillendirdik. Hak teftişini de bu kurula bıraktık. Yargının bağımsızlığına ‘açıklık’ ilkesini ekledik. Hukuk devletinin, fakat egemen, objektif ve insan haklarına saygılı mahkemelerin varlığı ile ceset bulacağı inancıyla, bu kapsamda yeni adımlar atıyoruz.

Kararların yalnızca adil olması yetmiyor, bununla birlikte akılcı bir sürede de verilmesi gerekiyor. Bunun için, hâkim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak hem yargı teminatını güçlendiriyor hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz. Terfi ve kontrol mekanizmasını, kararların tatmin edici gerekçeyle yazılıp yazılmadığı, isabet oranı ve insan haklarına duyarlık gibi tarafsız performans kriterleri çerçevesinde baştan yapılandırıyoruz. ‘Dünya Dili Türkçe’ temasıyla bu yıl Yunus Emre’yi bir defa daha dünya çapında anarken, adalet kararlarında da dilimizin en yüksek temsilini bekliyoruz. Bunun için adalet kararlarının, tatmin edici, ikna edici ve kavranabilir olmasına ilişkin meslek öncesi ve meslek içi eğitim faaliyetlerini artırıyoruz.

Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve tartışmaları tüketen mahiyette olması için Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun denetim alanını genişletiyor, istinaf dairelerine de bu sebepten dolayı bozma yetkisi veriyoruz. Adalete güvenin esas unsurlarından biri olan masumiyet karinesini koruyucu tedbirleri, lekelenmeme hakkının kapsamı ilk kez elde etmek üzere her alanda genişletiyoruz. Adaletli kararın makul sürede verilmesini temin için yargıda niyet süre uygulamasını yaygınlaştırıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır süren bu gerçekte, geçtiğimiz yıl sıradan yüzde 81 oranında hedefin tutturulduğunu gördük. Bu oranı inşallah yüzde yüze çıkartacağız. Benzer uygulamayı istinaf yargılaması ve adli tıp raporları için de getiriyoruz. Yine bu kapsamda idari yargıda gerekçeli kararın otuz gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz. derhal başarıyla süren elektronik tebligat uygulamasına, yurt haricen yaşamış vatandaşlarımızı da dâhil ediyoruz. Geçtiğimiz yılın başında uygulanmaya başlanan seri muhakeme ve kolay suçlama usulleri, daha önce 2 yıl süren suçlama süreçlerini 2 avuç içi indirdi. Yargıya ve vatandaşımıza büyük huzur karşılayan bu usullerin kapsamını genişletiyoruz.

İş davalarının daha hızlı şekilde sonuçlanmasını temin için, hâkimlerin, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişebilmesini sağlıyoruz. Adaletli yargılanma hakkının güçlendirilmesi bakımından bütün tarafların eşit imkânlara sahip olmasını manâlı görüyoruz. Eylem Planıyla, iddianamelerin mağdur ve müştekilere de tebliği uygulamasını başlatıyoruz. İdari davalarda dosyaya daha sonra giren data ve belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu ayla getiriyoruz. Avukatların, takip ettikleri işlerle ilgili ‘aslı gibidir’ diye onay ettikleri belgelerin, belirli şartlarla adli ve idari merciler kadar işlemlere alınabilmesine imkân sağlıyoruz. Savunmanın ve savunma hakkının güçlendirilmesi kapsamında, müdafiin dosya inceleme yetkisine yönelik olarak bahşedilen kısıtlama kararlarına üstteki zaman sınırı koyuyoruz. Avukatların, Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuruları elektronik ortamda yapabilmelerine imkân sağlıyoruz.

Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, fiziki durumu yetkisiz olan kişilere bahşedilen adli destek hizmetleri için avukatlardan alınan vergi oranını düşürüyoruz. Gerekli müdafi ücretlerini iyileştirecek bir düzenleme de hazırlıyoruz. Millet avukatlarının çalışma esaslarını her yerde düzenliyor, özlük haklarını iyileştiriyoruz. Avukatlık stajı ile kişinin mesleğinin birlikte yapılmasına imkân sağlıyoruz. Adalete erişimi güçlendirecek tedbirler de Eylem Planının üstünde hassasiyetle durduğu konulardan biri olmuştur. Bu çerçevede, dava, icra ve noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz. Tekrar, geçtiğimiz yıl uygulamaya konulan ve bilhassa şu salgın döneminde büyük refah karşılayan e-Mahkeme uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz.

Adli yardıma e-Devlet üzerinden başvurulabilmesini sağlıyoruz. Engelli, ihtiyar ve yatağa bağımlı hasta vatandaşlarımıza, bulundukları yerden görüntülü irtibat teknolojileri vasıtasıyla ifade ve yarı işlemleri yapabilme kolaylığı getiriyoruz. Adliyelerde ‘Halkla İlişkiler Büroları’ kuruyor, ön bürolar ile danışma masalarını yaygınlaştırıyoruz.

“HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE ŞEFFAFLIK”

Eylem Planımızın üçüncü amacı hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflıktır. Hiç şüphesiz, bu amacın özünde hukuk güvenliği ilkesi vardır. Hukuk, şahısların akılcı ve haklı beklentilerini öngörülebilir kurallarla karşıladığı ölçüde güven verir. Dolayısıyla mevzuatımız, keza kişiler ayrıca de idare yönünden herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılabilir ve uygulanabilir olmalıdır. Keza hukuk, kamusal işlemlerde keyfi başvuru formu iddialarına aleyhinde da vatandaşımızı koruyucu birtakım güvenceleri hayata geçirmelidir. Yönetimde şeffaflık, hükümetlerimizde ilk günden beri özenle uyguladığımız ilkeler arasında yer almıştır. Veri Edinme Hakkı’nı anayasal güvenceye kavuşturmak dâhil bu çerçevede kuvvetli bir hukuki ve kurumsal altyapıyı oluşturduk. Eylem Planıyla, idarenin iş ve işlemlerinde öngörülebilirliği ve şeffaflığı daha da güçlendiriyoruz. Bunun için, idareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz.

Yeniden bu doğrultuda, Avrupa Birliği’nin ‘Ilk Elden Yabancı Yatırımların İzlenmesi Hakkında Çerçeve Kararı’ ile ahenkli hukuki düzenlemeler yapıyoruz. Kişilere, idari mekanizmalar nezdinde meslek yapma kolaylığı sağlayacak bütün adımları atıyoruz. Sözleşme ve girişim hürriyetine ilişkin mevzuat ve uygulamaları, öngörülebilirlik, kazanılmış hakların korunması ve saydamlık ilkeleri temelinde baştan değerlendiriyoruz. Bu ilkelere tutarsız gördüğümüz hükümleri yürürlükten kaldırıyor, adli süreçlerin de kolay, sade ve anlaşılabilir olmasını temin ediyoruz. Adli ve idari yargıda itiraz, istinaf ve temyiz gibi kanun yollarına kullanım sürelerini yeknesak ayla getiriyoruz. Buna tarafından, istinaf ve temyize başvurma süreleri, gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacak. Bütün birincil derece ve istinaf mahkemesi kararlarını, bireysel verileri koruma ilkesine uygun olarak, kamuoyunun erişimine açıyoruz. Yargının hizmet ve iş yönüyle kalitesinin artırılması da değişmeyen hedeflerimizden biridir. Eylem Planıyla, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilebilmek için en az 45 yaş ile birinci sınıf olmanın yanında, belirli bir kıdem şartı da getiriyoruz. Yargıdaki unvanlı görevler için de kıdem şartı aranacak. Hâkim ve savcı yardımcılığını sisteme kazandırıyoruz. Tüm icra dairelerinde kâğıtsız ofis ortamına geçiyoruz.

Her geçen gün değişen, gelişen, karmaşıklaşan sosyal ve hesaplı hayat karşısında yargıda ihtisaslaşma gitgide artarak daha manâlı ayla geliyor. Bunun için finans, sendika, imar ve kamulaştırma gibi alanlar ile aidat ve bilişim suçlarında ihtisas mahkemeleri kuruyoruz. Adliyelerde hâkimlere destek olacak ‘duruşma uzmanı’ kadrosu ihdas ediyoruz. Kadastro gibi ihtisas mahkemelerinde yeni devir yerlerinin belirlenmesinde, davaların tamamlanma ve galibiyet düzeyinin dikkate alınmasını sağlıyoruz. Hakiki ve tüzel kişiler ile devlet arasındaki uyuşmazlıkları en hızlı ve en düşük maliyetle çözmek için ‘idari sulh’ usulünü getiriyoruz. İdare ile yatırımcılar arasındaki uyuşmazlıkları onarmak için, özgürlük ve açık sözlülük esasıyla çalışacak, seri karar alabilecek ‘Yatırım Ombudsmanlığı’ kuruyoruz. Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuğun kapsamı genişletiyor, arabulucuların farklı alanlarda ihtisaslaşmasını sağlıyoruz. Yargı hizmetinin niteliğini artırmaya ilişkin faaliyetleri, bilirkişilik hizmetleri ile yakından ilgili görüyoruz. böylece bilirkişilik alan kurullarını yeniden yapılandırıyoruz.

Eksik ve yanlış raporları alışkanlık haline getiren ya da etik ilkelere aykırı davrandığı saptama edilen bilirkişileri, derhal sicilden çıkarıyoruz. Bilirkişilere dosyaların, sırasına tarafından otomatik tevzi edilmesini sağlıyoruz. Hem, araştırmacı görevlendirmelerinde kanunun aradığı şartlara gösterilen hassasiyeti, terfi ve teftiş kriterleri arasına dahil ediyoruz.

“İFADE, ÖRGÜTLENME VE DİN ÖZGÜRLÜKLERİNİN KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ”

İnsan Hakları Eylem Planının dördüncü hedef başlığı ‘İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi’dir.

Bu üç bağımsızlık alanı, bugüne değin en fazla düzenleme yaptığımız, güçlendirilmesi için en çok çaba gösterdiğimiz konular arasındadır. Yargı ve özgürlüklerden kullanma hususunda, herkesi eşdeğer bedel ve önemde görebilen, insan odaklı bir idare anlayışıyla hareket ediyoruz. İfade özgürlüğü alanında 2012 ve 2013 yıllarında yapılan temel mevzuat değişikliklerini, Birinci Hak Paketi ile güçlendirdik. Hemen bu özgürlüklerin alanını daha da genişletiyoruz. Mevzuatı ve uygulamayı, açıklama özgürlüğü ile toplantı ve ziyafet yürüyüşü hakkının en geniş şekilde güvence altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz. Diğer insanların haklarına saygılı şekilde yapılan eleştirilerin ve us açıklamalarının soruşturma konusu olmaması için hâkim, savcı ve kolluk görevlilerine düzenli olarak eğitim verilmesini temin ediyoruz. Basın, yayın ve internet aracılığıyla işlenen suçlarda, mantıklı düşünme şartı olan süreleri, açıklama özgürlüğünü sağlamlaştırmak nedeniyle baştan ele alıyoruz.

İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları güçlendirmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz. Hangi dine mensup olursa olsun, ulus ve özel sektör çalışanları ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz. Gayrimüslim cemaat vakıfları idare kurullarının oluşturulması ve seçimine ilişkin Vakıflar Yönetmeliği’ni tekrar düzenliyoruz. Milletimizin müşterek tarihine, kültürüne ve medeniyetine dayanan çoğulculuk anlayışını yaşatmak ve ilerletmek gayesiyle, ayrımcılık ve korku suçuna karşı güçlü bir çaba iradesi ortaya koyuyoruz. Dehşet suçuna ilişkin soruşturma kılavuzları hazırlıyoruz, istatistik bilimi ve bilgi toplamı işlemlerinin daha dinç yapılması için eğitim ve altyapıyı güçlendiriyoruz.

“KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ”

İnsan Hakları Eylem Planının beşinci amacı ‘Kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesi’dir.

Bu temel adalet çerçevesinde öyle çok yeniliği zaten hayata geçirdik. Tutuklamanın bir koruma tedbiri olduğu, istisnai olarak başvurulması gerektiği yönünde mevzuatta kayda değer değişiklikler yaptık. Tutuklamanın süresi, kapsamı, gerekçesi konusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikler, bu alanda kayda değer bir iyileşme sağlamıştır. İktidara geldiğimiz 2002 yılında, cezaevlerinde bulunanların yüzde 41’i tutsak iken, bugün bu oran yüzde 17’ye gerilemiştir. Ceza Muhakemesinin esas ilkelerine uygun olarak, bu anlayışı daha da güçlendiriyoruz. Bunun için, ‘tutuklamada ölçülülük ve orantılılık’ ilkeleri doğrultusunda, katalog suçların kapsamını daraltıyoruz. Katalog suçlarda ‘fiziki delile katlanma şartı’ getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz. Sulh cinayet hâkimliklerinin tutuklama ve diğer koruma tedbirlerine ilişkin kararlarına karşısında dikey itiraz usulü getiriyoruz.

Adli yoklama tedbirlerini de tutuklamada olduğu gibi üst süreye bağlıyoruz. Müdafi ile görüşme hakkını kısıtlayan kanun hükümlerini, özgürlükler lehine bir yorumla gözden geçiriyoruz. ‘Konutu terk etmeme’ adli yoklama tedbirinde geçen sürenin, sonuç cezanın infazından mahsubuna yönelik değişiklik yapıyoruz. Konuya yalnızca mevzuat yönüyle bakmıyor, uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları da gündemimize alıyoruz. Vatandaşımızın, sırf ifade almaya yönelik yakalama kararları yüzünden özgürlüğünden mahrum kalmasını istemiyoruz. Eylem Planıyla, sadece ifade vermek için çalışma saati dışarıya yakalayıp gözaltına alma, otelde gecenin bir yarısı bulup gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz. İfade alma işlemleri artık 7 gün 24 saat yapılabilecek. Şikâyete bağlı suçlarda açıklamalı davetiye tebliğine karşın mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde, davanın düşürülmesine ilişkin değiştirme yapıyoruz. Bu Nedenle bu cins davalarda yıllarca açık duran dosyaları, sürüncemede kalan yargılamaları ortadan kaldırıyoruz.

“MÜLKİYET HAKKININ DAHA ETKİN KORUNMASI”

İnsan Hakları Eylem Planının yedinci kasıt başlığı ‘Mülkiyet hakkının daha etkili korunması’dır. Mülkiyet hakkı, vatandaşımızın sosyal ve hesaplı yönden gelişimini tedarik eden esas bir haktır. Doğuştan Olan kazanılan bu hakkı korumak, devletin öncelikli vazifelerinden biridir. Ulus idareleri, sahiplik hakkını kullanmayı zorlaştıracak uygulamalardan büyük bir hassasiyetle sakınmak mecburiyetindedir. Bu hoşgörüyle, telaş kamulaştırmaya ilişkin hükümleri de içerecek şekilde, kamulaştırmayla ilgili bütün mevzuatı bitmiş ele alıyoruz. Kamulaştırmasız el atmaya aleyhinde valilikler nezdinde idari bir dilekçe yolu getiriyor, bu hususta kusuru yer alan halk görevlilerine de yönetimsel yaptırım yolunu açıyoruz.

Aynı şekilde, kamulaştırmasız el atma eylemlerinden kaynaklı davaların ilk önce görülmesini sağlıyoruz. İcra takibi ve yargılama süreçlerinden kaynaklı mağduriyetlerin önlemek için, İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde tekrar düzenliyoruz. İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi suçlama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkân sağlıyoruz.

İmar planı izleme, değer biçme ve denetleme sistemi oluşturuyoruz. Tekrar, imar planlarında parselasyon işlemlerinden doğan mağduriyetleri gidermeye yönelik egzersiz yapıyoruz. Ulus idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda ‘pilot dava’ usulü getiriyoruz. Pilot davada verilecek kararın benzer konudaki uyuşmazlıklar bakımından bağlayıcı olmasını tedarik ederek, patavatsız süre kayıplarının ve kaynak israflarının önüne geçiyoruz. İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa ‘git davanı aç, kazan o kadar gel’ şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz. Yerleşik hak içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları onaylama ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz. Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.

“TOPLUMSAL REFAHIN GÜÇLENDİRİLMESİ VE KIRILGAN KESİMLERİN KORUNMASI”

İnsan Hakları Eylem Planının sekizinci amacı ‘Toplumsal refahın güçlendirilmesi ve kırılgan kesimlerin korunması’dır.

Bu niyet altındaki hedeflerimize çocuk haklarıyla başlıyoruz. Çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda bugüne değin mevzuat ve uygulamada gerçekleştirdiğimiz reformları, bu çalışmayla derinleştiriyor, güçlendiriyoruz. Çocukların bedensel ve ruhi gelişimlerinin desteklenmesi için onların dijital riskler, siber despotluk ve internet bağımlılığından korunmasına karşın çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz. Milletlerarası koruma ve geçici koruma kapsamındaki öksüz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel birey vesayet sistemini hayata geçiriyoruz. Çocuk adaleti uygulamalarını da güncelliyoruz. Çocuk mahkemelerindeki duruşma salonlarını, çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hâkim, savcı ve avukatların cübbe giymeksizin katılımına imkân sağlıyoruz. Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi nedeniyle aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz. Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz.

Eylem Planımızda gençlik hakları da güçlü bir şekilde yer alıyor. Amacımız, gençlerimizin karar alma süreçlerine ve kamu hizmetlerine katılımını, liyakat ve eşitlik temelinde teminat altına almaktır. Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını çoğaltmak için orta öğretim müfredatına ‘Gönüllülük Çalışmaları’ koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz. Dijital dünyada kariyer yapmak isteyen gençlerimizin, milletlerarası alanda geçerli sertifika programları yoluyla, yazılım sektörüne kazandırılmalarını sağlıyoruz. Gençleri aile kurmaları yönünde teşvik için izdivaç yardımının kapsamını genişletiyoruz. Yeniden, gençlerin iş gücü piyasasına aktif katılımları için ‘genç istihdamı ulusal strateji belgesi’ hazırlayarak, staj imkânlarını geliştiriyoruz. İstanbul’da bir Birleşmiş Milletler Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara sürat veriyoruz. Böylece, Birleşmiş Milletler 2030 Gençlik Stratejisi’nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine de katkıda bulunmak istiyoruz.

Desteklemeye ve özel politikalar geliştirmeye devam edeceğimiz bir diğer grup da engelli ve yaşlı vatandaşlarımızdır. Engelli bireylerin üstteki kademe ulus yöneticiliği ile mesleklerine yerinde kamu görevlerinde istihdamını zorlaştıran hükümleri tespit edip kaldırıyoruz. Sağlık Durumu raporlarında engellilik oranı ve haline ilişkin kriterlere bir standart getirerek, bu konuda yaşanan sorunları gideriyoruz. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın oy yararlanma süreçlerine bütün katılımını sağlamak ve kolaylaştırmak için yeni tedbirler alıyoruz. Keza, engelli öğrencilerimizin yurtlarda ücretsiz barındırılmasını sağlıyoruz. Sosyal ve insani politikalar açısından, cezaevlerinde yer alan-bulunmayan gibi bir ayrımı içten bulmuyoruz. Özel infaz usullerinin kapsamını genişletmeye devam ederek, ağır hasta, ihtiyar veya engelli hükümlülerin cezalarının konutlarında infazının imkânlarını artırıyoruz. Yaş veya sağlık sebebiyle suç oluşturan infaz kurumunda hayatını kimsesiz idame ettiremeyen hükümlüler için denetimli serbestlik uygulamasının alanını genişletiyoruz.

“İNSAN HAKLARI KONUSUNDA ÜST SEVIYE İDARİ VE TOPLUMSAL FARKINDALIK”

Eylem Planımızın dokuzuncu ve son niyet başlığı ‘İnsan hakları konusunda üstteki seviye idari ve toplumsal farkındalık’tır.

Eylem Planı’nın tüm hatlarıyla uygulamaya geçirilmesinin, ama insan hakları duyarlılığıyla meselelere yaklaşılmasıyla muhtemel olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda, kamudan başlayarak toplumun tamamında insan hakları duyarlılığının artırılması için faaliyetler planlıyoruz. Sosyal, siyasal ve kültürel alanda ‘insan odaklı’ ve ‘insan haklarına aklıselim’ uygulamaların geliştirilmesini sağlayacak hazırlıklar içindeyiz. İnsan haklarına aklıselim çalışmalarıyla, emsallerine göre öne meydana çıkan kamu görevlilerini ödüllendiriyoruz. Kolluk görevlilerinin eğitim faaliyetlerinde, esas insan hakları konularına daha etkili şekilde yer veriyoruz. Hâkim, savcı ve avukatlara yönelik eğitim faaliyetlerinde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını da içerecek şekilde, insan hakları konusunu merkeze alıyoruz. Yüksek mahkeme kararlarının, başvuruya konu kararı veren ve kanun yolu incelemesini yapan hâkim ve savcılara iletilmesini sağlıyoruz. Hâkim, savcı ve avukat adaylarına Tüzük Mahkemesi’nde staj imkânı getiriyoruz. Hâkim ve savcılar ile kamu görevlileri için ‘sosyal ağ ahlak ilkeleri’ni, ‘açık sözlülük’ anlayışını alarak belirliyoruz.

İnsan hakları farkındalığını idarenin kapalı devre bir faaliyeti olarak görmüyor, bu işi vatandaşlarımızla etkileşim içerisinde yapıyoruz. Bu hoşgörüyle, her yıl ‘Türkiye İnsan Hakları Raporu’ hazırlanmasını ve kamuoyu ile paylaşılmasını sağlıyoruz. Vatandaşımızın yargısal süreçler ve insan haklarını ilgilendiren işlemler hakkında seri ve dürüst bilgilenebilmesi için adliyelerdeki basın sözcülüğünü daha etkili hale getiriyoruz. Birleşik Milletler İş Hayatı ve İnsan Hakları Kılavuz İlkeleri dikkate alınarak, iş ve egzersiz hayatına ilişkin milli kılavuz ilkeleri hazırlıyoruz. Her iş gibi, insan haklarının temelinde de eğitim bulunuyor. İnsan hakları bilincinin küçük yaşlardan itibaren yerleşmesi nedeniyle, birincil ve ortaöğretimde bu konuları içeren ders programları geliştiriyoruz. Kamu Personeli Seçme Sınavı, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, Hâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı gibi sınavlarda, adayların insan hakları hukuku alanındaki bilgilerini daha etkin şekilde ölçüyoruz. Bu Nedenle insan hakları noktasında aklıselim, bilinçli ve bilgili insan kaynağımızın da gelişeceğini düşünüyoruz. Hukuk eğitiminin kalitesinin artırılması bunun için çok önemlidir. Hak Reformu Stratejimiz dahilinde hukuk fakültelerine giriş için gereken başarısı sırasını 190 binden önce 125 bine, sonra 100 bine çekmiştik. Yeniden aynı kapsamda hukuk fakültelerinde öğrenim süresini beş yıla çıkarıyoruz.

Hukuk fakültelerinin kontenjanlarını da daha nitelikli eğitim verilmesini sağlayacak şekilde gözden geçiriyoruz. Adalet meslek yüksekokullarının sadece örgün eğitim vermesini sağlıyoruz. ‘Üstteki Düzey İdari ve Toplumsal Farkındalık’ amacımızın kayda değer bir parçası olarak, uluslararası insan hakları mekanizmaları ile işbirliğini geliştiriyoruz. Bunun için insan hakları alanında demin taraf olmadığımız uluslararası sözleşmelerin ve ek protokollerin imza ve onay süreçlerini gözden geçiriyoruz. Bu alanda yeni bir kurumsal inşa olarak ‘Hukuk Araştırmaları Enstitüsü’ kuruyoruz. Bu enstitü insan hakları hukukuyla ilgili tüm milletlerarası gelişmeleri peşine düşüp takip edip, toplumsal istek ve ihtiyaçları dikkate alarak yeni politika önerileri geliştirecektir. Keza insan hakları eğitimini desteklemek için yurt dışındaki insan hakları eğitim programlarına karşın İnsan Hakları Araştırma Bursu’ hazırlıyoruz.

“EYLEM PLANIMIZIN NİHAİ AMACI, YENİ VE SİVİL BİR ANAYASADIR”

Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır. Böylece 9 niyet başlığı aşağı, toplam 50 hedef ve 393 faaliyeti kapsayan İnsan Hakları Eylem Planı belgemizi özetlemiş olduk. Elbette, İnsan Hakları Eylem Planı bir dilek ve temenni belgesi değildir. Bu belgede bulunan hususların amaçlandığı şekilde hayata geçebilmesi için devletin tüm kurumlarına ve siyasete büyük meslek düşüyor. Eylem Planında yer alan hususlardan yasal düzenleme gerektiren konuların muhatabı Türkiye Büyük Halk Meclisidir. İdari tasarruf gerektiren konuların muhatabı ise Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklar ile ilgili kurum ve kuruluşlardır. Şüphesiz bu planda öngördüğümüz faaliyetlerin tam anlamıyla hayata geçmesi, ilk kez ve başlıca itibarıyla tüzük konusudur. Bunun için Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır.”

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul escort bahçelievler escort gaziantep escort şirinevler escort kadıköy escort