Demirtaş: İbrahim Kalın’ın sözcülüğünü yaptığı otoriter rejim bizi hücreye attı

4 yılı aşkın süredir tutuklu yer alan eski HDP Benzer Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinden yazdığı mektupta Erkan Oğur’un İbrahim Kalın’ın seslendirdiği türküye eşlik ettiği ve “Fazla güzel” dediği görünler sebebiyle eleştirilmesi hakkında yazdı: “İbrahim Kalın’ın sözcülüğünü yaptığı otoriter rejim, bizi türlü kumpaslarla, yalanlarla, iftiralarla bu satırları yazdığım 12 metre karelik hücreye attı diye onlara boyun eğecek halimiz değil” dedi.

Demirtaş, “Baskı dönemlerinde sanatçının, aydının duruşu fazla önemlidir. Halkına öncülük yapamasa bile zulmün değirmenine su taşımamalıdır kişisel olarak. Niyetten bağımsız olarak ortaya çıkan netice, bazen can sıkıcı olabiliyor” dedi.

Pozitif Reel’ye yayımlanan yazısında, cezaevinin tek müzik çalarının fotoğraf atölyesinde bulunduğunu ve Abdullah Zeydan ile birlikte hemen hemen üç sene baştan başa burada, ara sıra Erkan Oğur dinlediklerini aktaran Demirtaş, “Erkan Oğur ile hapishane anım” başlıklı yazısında şunları kaydetti: 

“İlk yıl küçük bir el radyomuz vardı Sonradan, “yasaklandı” diyerek aldılar. Sinyal kesiciler sebebiyle bir işe yaramıyordu zaten. Minik bir televizyonumuz var, haberleri falan oradan peşine düşüp takip ediyoruz. Ara Sıra eşit gelirse de müzik dinliyoruz. Lakin müziğimizi çoğunlukla kendimiz yapıyoruz. Bağlama çalıp türkü söylüyoruz. Ara Sıra diğer hücrelerden yükselen, başka tutsakların yanık türkülerini dinliyoruz. Biz beş yıldır burada, hiçbir tutukluyu ya da hükümlüyü görmedik. Onlar da bizleri görmedi. Bizim için iki kişilik bir hapishane burası.”

“Ne diyordum? Hah, müzikten laf ediyordum. Burada müzik dinleme imkanı bunlarla sınırlı maalesef. Ancak müzik, insan yaşamında çok önemlidir, bakın neredeyse unutuyordum (!) bunu belirtmeyi.

“Cezaevinin tek müzik çaları fotoğraf atölyesinde bulunuyor. Pandemi nedeniyle bir yıldır oraya da o kadar çıkarmıyorlar bizi. Lakin önceki yıllarda haftada 1 ya da 2 saat gidebiliyorduk resim atölyesine. Anlattığım tecrit koşularında, resimle az da olsa uğraşabilmek kötü yok doğrusu.”

“Fotoğraf atölyesine girer girmez, Abdullah arkadaşımla yaptığımız ilk meslek, müzik çalara bir CD takıp sesini de hafifçe başlamak olurdu. Zaten yalnızca birkaç çizik CD vardı ve biz, dinleyebileceğimiz tek CD’yi takardık. Biz tuval ve boyaları dolaptan çıkarırken Erkan Oğur da pırıl pırıl sesiyle ve müziğiyle hücreden bozma resim atölyesini doldururdu. Ve tabii İsmail Hakkı Demircioğlu da o tok sesiyle eşlik ederdi müzik keyfimize. Yüksek güvenlikli bir cezaevinde bunun ne çağrıda bulunmak olduğunu, yaşamadıysanız asla bilemezsiniz.”

Bu dağlar kömürdendir
Nanay nanay zalım nanay kibar nanay
Geçen gün ömürdendir
Yad ele bakma ciğerim aydınlatma

“Adeta üç sene baştan başa, ara sıra Erkan Oğur dinledik, bu şekilde. Başka CD’ler olsaydı onları da dinlerdik muhakkak. Fakat elimizde dinlenecek bir tek Erkan Oğur CD’si vardı. gerçi davacı değildik natürel. Severiz Erkan Oğur’u, büyük sanatçıdır. Bu şekilde fazla anımız oldu kendisiyle. Biz içeride direnirken bize moral doymuş, yoldaş oldu. Her Zaman böyle bildik kendisini. Hep böyle hissettik.”

“KALIN’IN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPTIĞI OTORİTER REJİM, BİZİ HÜCREYE ATTI”

“İbrahim Kalın’ın sözcülüğünü yaptığı otoriter rejim, bizi türlü kumpaslarla, yalanlarla, iftiralarla bu satırları yazdığım 12 metre karelik hücreye attı diye onlara boyun eğecek halimiz yok. Yanımızda milyonlarca insanın desteği, duası, dayanışması varken, eh bir de arada Erkan Oğur dinleme fırsatı bulmuşken moralimizi bozacak değiliz. Bütün ezilenler için, daha güzel yarınlar için direneceğiz kuşkusuz. Baksanıza son bir yılda yüzden pozitif müzisyen, işsizlik nedeniyle hayatına son vermiş. Bu sömürü düzenine karşısında direnmeyip de ne yapacağız?”

“Bu ülkenin değişik kimliklerden ve inançlardan binlerce onurlu sanatçısı var. Sanatın muhalif duruşunu hakkıyla başarıyla temsil eden binlerce haysiyetli evladı var. Yalnızca onlar mı, boyun eğmez on milyonlar var. Ne diye moralimizi bozalım ama? Nereye baksak umut var, yiğitlik var. Ezilenlerin, direnenlerin görkemli dayanışması var.”

“ORTAYA ÇIKAN NETICE CAN SIKICI OLABİLİYOR”

“Zorlama dönemlerinde sanatçının, aydının duruşu çok önemlidir. Halkına öncülük yapamasa bile zulmün değirmenine su taşımamalıdır kişisel olarak. Niyetten bağımsız olarak ortaya çıkan sonuç, ara sıra sıkıcı olabiliyor. Ben, yalnızca sitem ve eleştiri hakkımızı kullanarak düşüncelerimizi aktarıyorum. Buradan yola çıkarak kimse Erkan Oğur gibi bir sanatçının üstünü çizemez. Ömrünü sanata adamış insanları o kadar bir çırpıda silip atamazsınız. Zaten bu olası de değildir.”

“Erkan Oğur’u, biz burada duvarları yıkan sesiyle biliriz, severiz. Daima o kadar olsun, onunla hoş anılarınız defalarca hoş kalsın isteriz. Onu dinlerken Kalın İbrahim’i yok, İnce Erkan’ı hissetmeyi tercih ederiz. Dinleyicileri olarak bu kadarına hakkımız vardır sanırım.”

Feleğin bir kuşu var
Nanay nanay zalım nanay kibar nanay
Çırnağı demirdendir
Yad ele bakma ciğerim aydınlatma

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishane”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir