Bakan Pekcan: ‘Türkiye, pozitif büyüme sağlayacağı öngörülen az sayıda ülke arasındadır’

Pandemi döneminde IMF’nin ortaya koyduğu dünya ekonomisindeki güncel veriler üzerinden değerlendirmeler yapan Pekcan, salgının ekonomik etkileri ile çaba anlamında Türkiye’nin Arnavutluk ile her türlü işbirliğine açık olduğunu belirterek, “Her iki ülke için de turizm sektörünün kayda değer sektörler arasında yer aldığını biliyoruz ve maalesef turizm sektörü pandemiden en fazla etkilenen sektörler arasında. Bu çerçevede, salgının idareli etkileri ile uğraş anlamında Arnavutluk ile her türlü işbirliğine açık olduğumuzun altını çizmek isterim. Türkiye ekonomisi, 2020 yılı ortalarından itibaren; bilhassa de son çeyrekte; kayda değer normalleşme emareleri sergilemiştir. Son çeyrekte, 51,2 milyar dolarlık ihracatla bugüne değin gerçekleştirdiğimiz olduğumuz en yüksek çeyrek dönem rakamına ulaştık. Söz konusu ihracat bir önceki çeyreğe tarafından yüzde 18,4, 2019 yılının son çeyreğine tarafından ise yüzde 6,7 artışa karşılık gelmektedir. Böylelikle 2021 Ocak ayı itibarıyla kapasite kullanım oranı 75,6 seviyesine yükselmiştir. Aracısız Olarak yatırımlar kaleminde, 2020 yılı Ocak-Kasım döneminde pandemiye rağmen 6,1 milyar dolar antre olması epeyce önemlidir. Keza, İmalat Sektörü (PMI) Endeksi’nin, Aralık ayında yeniden yükselerek 50 seviyesinin üstünde gerçekleşmiş olması ayrıca kayda değerdir. Bu nesil idareli göstergeler, bir taraftan gelecekten beklentilerimizi güçlendirirken, bir taraftan da Türkiye ekonomisinin ne dek enerjik olduğunu; ne kadar sağlam temeller üstünde gittiğini de en hoş biçimde ortaya koymaktadır. IMF’nin 2020 yılına ilişkin son güncellemelerine göre, Dünya ekonomisinde yüzde eksi 3,5’lik önemli bir küçülme yaşandığı, En önemli ihracat pazarlarımız olan Euro bölgesinde yüzde eski 7,2, Almanya’da yüzde eksi 9, İngiltere’de yüzde eksi 10, ABD’de yüzde eksi 3,4 gibi küçülmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye, fazla büyüme sağladığı öngörülen eksik sayıda ülke arasındadır. Türkiye bu dinamizmini; tekrar tekrar komşu ve çevre ülkelerle olan ticaret ve yatırım ilişkilerine yansıtma arzusundadır. Bu anlamda, yeni işbirliği adımlarına ve yöresel idareli entegrasyonlara açığız” ifadelerini kullandı.

“Ülkemiz ile Arnavutluk arasında ticaret hacmi yıllar içerisinde gitgide artarak artarak Yarım Milyar Dolar seviyesine gelmiştir”

Türkiye ile Arnavutluk’un ikili ticari ve yatırım ilişkilerinin derinleşmesini oldukça kıymetli bulduğunun altını çizen Bakan Pekcan, “Şüphesiz Arnavutluk da, bölgemiz içerisinde çabuk gelişim perspektifi olan, bu anlamda önemli bir performans sergileyen, ticaret ve yatırımlar bağlamında büyük potansiyeller talep eden bir ülkedir. Bu çerçevede, Türkiye olarak Arnavutluk ile ikili ticari ve yatırım ilişkilerimizin derinleştirilmesini epeyce değerli görüyoruz. Ülkemiz ile Arnavutluk arasında ticaret hacmi yıllar içerisinde artan bir şekilde artarak Yarım Milyar Dolar seviyesine gelmiştir. 2008 yılından bu yanlamasına yürürlükte olan Özgürlük Ticaret Anlaşmamız ticari ilişkilerimizin gelişmesi bakımından tartma talep etmektedir. bu vesileyle, hafta içinde; Özgürlük Ticaret Anlaşmamızın menşe kurallarının revizyonuna ilişkin Protokol, TBMM Dış İlişkiler Komisyonunda kabul edilmiş olup; kısa vakit sonra onaylama süreci tamamlanacak ve yürürlüğe girecektir. Bu da ticari ilişkilerimiz açısından yeni ve kayda değer bir gelişmedir. Yenilenen Menşe Protokolü doğruca firmalarımız Avrupa-Akdeniz ağında, girdi arz etme ve işleme bakımından yeni imkânlara kavuşmuş olacaktır. Gelecek dönemde, Serbest Ticaret Anlaşmamızın olumlu katkıları ile ticaretimizin dengeli, sürdürülebilir ve iki taraflı fayda temelinde gelişmesini, bu çerçevede en kısa sürede 1 milyar dolarlık ticaret hacmini aşmasını özlem ediyoruz” biçiminde konuştu.

“İki ülke hükümetleri olarak güçlü bir iradeye sahip olduğumuzu da vurgulamak isterim”

İki ülke arasındaki ticari faaliyetlerin arttığını ve Türk firmalarının Arnavutluk’ta gerçekleştirmiş oldukları yatırımların piyasa değerinin 1 milyar dolara yaklaştığını belirten Bakan Pekcan, “Uluslararası firmaların, üretimlerini, uzakta coğrafyalardan ziyade, kendilerine ve tüketiciye daha yakın coğrafyalarda yapma yönündeki ilgisinin arttığı görülmektedir. Bu da Türkiye ve Arnavutluk gibi; belirli coğrafi avantajları olan ülkeler için yeni yatırım fırsatlarının oluşabileceği anlamına gelmektedir. Umuyorum her iki ülke de bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilecektir. Türkiye olarak; firmalarımızın Arnavutluk’ta oluşturacağı yatırımların öyle çok açıdan getirisi yüksek yatırımlar olabileceğini biliyoruz. Ülkemiz verilerine kadar halihazırda Türk firmalarının Arnavutluk’ta gerçekleştirmiş oldukları yatırımların piyasa değeri bir milyar dolara yaklaşmıştır. Gerçekleştirilen yatırımlardan nedeniyle; bu yatırımların Arnavutluk’ta oluşturulan istihdam ve ihracata katkısından büyük bir hoşnutluk duyuyoruz. Bu sayının daha da artması için manâlı imkânlar ve fırsatlar mevcuttur. Bugünkü etkinliğimizin temel amacı da aslında bu fırsatları defalarca birlikte değerlendirebilmektir. Yeniden bu bağlamda; altyapı yatırımlarına bambaşka bir parantez başlatmak icabında; Türk müteahhitlik firmaları bugüne dek Arnavutluk’ta takriben 1,8 milyar dolar değer 31 proje tamamlamıştır. Arnavutluk’un artan ekonomi ve altyapılar sürecine paralel olarak; müteahhitlik projelerinin de artmasını açlık ediyoruz. Bilhassa Arnavutluk’un öncelikli olarak gördüğü Divjaka turizm bölgesinin geliştirilmesi, Durres Limanının yenilenmesi, Muria-Milot ve Milot-Fier otoyollarının inşası, ve diğer karayolu, afiyet hizmetleri ve toplu konut projelerini birlikte gerçekleştirmeye hazırız. Konuşmamın başında turizmin her iki ülke için önemine değinmiştim. Arnavutluk’un, turizm alanında meslek ve yatırım fırsatları sunduğunun farkındayız. Turizmin pek çok bambaşka kolunda ortak girişimler, karşılıklı yatırımlar söz konusu olabilecektir. öte taraftan Trans Anatolia Projesi; Arnavutluk’u Şahdeniz sahalarından Balkan ülkelerine ve İtalya’ya bağlayan bir enerji koridoru haline getirmiştir. Gerek bu enerji hattı, gerekse enerjinin dağıtımı anlamında öngörülen her türlü daha alçak ve üstteki inşa projelerinde de Türk müteahhitlerinin etkili katkı sunabileceğini değerlendiriyoruz. Keza, hidroelektrik ve yenilenebilir enerji yatırımlarında birlikte çalışılması mümkündür. Tüm bu konuları birlikte ele aldığımızda, Sanayide, turizmde, tarımsal teknolojilerde ve altyapı yatırımlarında önemli iş imkanları olduğu açıktır. Bu iş imkanlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi için iş insanlarımız arasında gerçekleşecek her türlü girişimi destekleyeceğimizin bilinmesini isterim. Keza, meslek insanlarımızın karşılaşabileceği herhangi bir sorunu tez çözüme kavuşturma; ticaret ve yatırımların önünü başlamak için gerekli tüm katkıyı sağlama noktasında, iki ülke hükümetleri olarak kuvvetli bir iradeye sahip olduğumuzu da vurgulamak isterim. TOBB ile muadili Arnavutluk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği arasında geçen sene kurulan Forum’un ilişkilerimize kayda değer bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Keza, Türkiye-Arnavutluk İş Konseyimize de bu anlamda manâlı sorumluluk düşmektedir. Özel sektörlerimiz arasında daha fazla etkileşim sağlayarak bedensel sonuçlara ulaşacağımıza dair inancım tamdır” diye konuştu.

Engin Yağcı-Bayram Türüdü
 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul escort beylikdüzü escort bostancı escort avcılar escort esenyurt escort beylikdüzü escort bahçelievler escort ankara escort bayan