Adalet Bakanlığından kalabalık koğuş itirafı: Ön görülemeyen tutuklamalar…

HDP’li Gülistan Kılıç Koçyiğit’in “8 şahsiyet koğuşlarda neden 25 mahpus kalıyor?” sorusuna bakanlık, “Bazı illerde ön görülemeyen çok sayıda tutuklama olduğundan geçici olarak kalabalıklaşma yaşanabiliyor” cevabı verdi.

Cezaevlerinde topluluk koğuşlarla ilgili esir ve hükümlüler Meclis’e şikayette bulundu. HDP’li Gülistan Kılıç Koçyiğit’in mahpusların şikayetleriyle ilgili dilekçesine Hak Bakanlığı uyarı çeken bir cevap verdi. Bakanlık, öngörülemeyen tutuklamalar nedeniyle cezaevlerinde kalabalıklaşma yaşandığını kabul etti.

Gazete Duvar’ın haberine tarafından, Bandırma T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 8 karakter koğuşlarda 25 kişi kalan esir ve hükümlüler, HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’e mektup yazdı. Koğuşlarda hijyen sorunu olduğunu, kendilerine hijyen malzemelerinin verilmediğini, koronavirüse karşı yapılan önlemlerin beceriksiz olduğunu, kronik hastalığı yer alan mahpusların afiyet kontrollerinin de yapılmadığını belirtti. Keza koğuş şartlarının kötü olduğunu ve fazla topluluk olduğunu aktaran esir ve hükümlüler durumun düzeltilmesi için çağrıda bulundu. HDP’li Koçyiğit, mahpusların şikayeti üzerine Yargı Bakanlığı’na 8 şahsiyet koğuşlarda neden 25 mahpusun kaldığı sorusunu yöneltti. Hak Bakanlığı, koğuşlarda kapasite üstü insanı barındırdığını benimsemek zorunda kaldı.

Bakanlıktan bahşedilen cevapta, cezaevlerindeki kalabalık koğuşların geçici olduğu savunuldu. Kapasitenin üstünde tutuklu ve hükümlü barındırılmasının sebebiyle ilgili ise Hak Bakanlığı, “Bir Takım illerde ön görülemeyen fazla sayıda tutuklama olduğunda geçici olarak kalabalıklaşma yaşanabiliyor. Bu sorunlar sevk ve nakillerle kısa zamanda gideriliyor” yanıtı verdi.

GEÇİCİ KALABALIKLAŞMA YAŞANABİLİYOR

Bakanlığın cevabında şunlar kaydedildi: “Suç Oluşturan infaz kurumlarımız planlanıp yapı edilirken ve ardından hükümlü, tutuklu barındırılırken Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Suç Oluşturan İnfaz Alanındaki Öğüt Kararlarında belirtmiş olduğu asgari suç oluşturan infaz kurumu standartlarının göz önünde bulundurulduğu, bir takım illerde ön görülemeyen fazla sayıda tutuklama olduğunda geçici olarak kalabalıklaşma yaşanabiliyor. Bu sorunlar sevk ve nakillerle kısa zamanda gideriliyor.”

ULUSLARARASI KRİTERLERE UYGUNMUŞ

Cezaevlerinde koğuşlarda yer kalmadığı için yerlere yatak kurulduğu, tuvalet ve banyoların yetersiz olduğu gibi birçok şikayete rağmen Adalet Bakanlığı, koğuşların milletlerarası kriterlere yerinde olduğu savunması yaptı. Koğuşlarda kalan mahpus sayılarının ve koğuş standartlarının Birleşik Milletler Mandela kurallarına ve CPT (Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi) belirlediği kriterlerine uygun olduğunu öne süren bakanlık cevabında şunlar kaydedildi: “Oda tipi kurumlarımıza tutsak ve hükümlülerin yaşam koşullarının Uluslar arası koşullara uygun bir şekilde belirlendiği, oda alıcı kurumlarımızda esir ve hükümlülerin tek kişilik ve üç karakter odalarda barındırıldığı, birey başı hayat alanın minimum 11 metre kare olarak belirlendiği fazla karakter koğuşlarda ise 14-20 aralarında tutsak ve hükümlünün barındırılmakta olduğu ve kişi başı asgari 5 metrekare yaşam alanın düştüğü…”

TEMİZLİKTEN CEZAEVİ SORUMLULUK SAHIBI DEĞİL

Cezaevlerindeki hijyen sorunuyla ilgili sorumluluk kabul etmeyen bakanlık, esir ve hükümlülerin cinayet infaz kurumlarındaki kantinlerden parasıyla temizleme malzemesi alabileceği açıklaması yapmakla yetindi. Bakanlık açıklamasında şunlar vurgulandı: “Tutsak ve hükümlülerin bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmaları gerektiği, kişilerin hijyen ve kişisel temizliklerini yapabilmeleri nedeniyle her türlü temizlik malzemelerinin kantinde bulundurulduğu, fiziksel durumları iyi olmayan, emanet para hesabına hiç para yatmayan esir ve hükümlülerin temizleme malzemelerinin olanaklar ölçüsünde kurum genel bütçesi tarafında karşılanıyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir