Psikologlar Derneği ve Eğitim-Sen, Aslı Aydemir İçin Cağrı Yaptı
Psikologlar Derneği (TODAP), Eğitim-Sen 6 No’lu Şube ve Barış Akademisyenleri, feminist psikolog Aslı Aydemir’in serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Aydemir, LeMan dergisine yönelik tepkisi nedeniyle gözaltına alındı ve aylar süren iddianame sürecinin ardından hala tutuklu yargılanıyor. Arkadaşı Elif Ege detayları paylaştı.
Aslı Aydemir 19 Temmuz’da Çatlak Zemin‘e gönderdiği “Silivri’den hallice kadınlar” yazı dizisinin ilk bölümünde tutukluluğunun bürokratik süreçlerle nasıl uzadığını anlattı. Hakkında hazırlanan üçüncü iddianame kabul edilmesine rağmen tutukluluğuna devam kararı alındı.
LeMan’da yayımlanan bir çizim nedeniyle başlayan olaylarda dört çalışan tutuklandı, ancak Aydemir halen cezaevinde bulunuyor. Dosyadaki bürokratik aksaklıklar ve süreçler nedeniyle Aydemir’in tutukluluğu uzuyor.
Aslı Aydemir’in tutukluluğuna ilişkin süreci arkadaşı Elif Ege şu sözlerle anlattı: “İlk iddianame kasten yaralama suçunu içeriyordu ve İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından iade edildi. Ardından dosya birçok kez geri gönderilerek süreç uzatıldı. Şu anda kabul edilen üçüncü iddianameyle birlikte de tutukluluğuna devam kararı alındı.”
Aslı Aydemir’in tutukluluğu uzatan sürecin ayrıntılarını anlatan Elif Ege, sürecin hukuksal belirsizliklerle dolu olduğunu ve Aydemir’in sessizliği özlediğini dile getirdi. Aydemir’in, yaşadıklarını yazıya dökerek süreci anlatmaya devam ettiğini vurguladı.
Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza atan Aydemir’in yaşadığı tutukluluk sürecini analiz eden Elif Ege, Aydemir’in hayata yeniden başlamayı bildiğini ve bu sürecin onu durduramayacağını belirtti. Çıktığında deneyimlerini ve analizlerini paylaşmasını beklediklerini ifade etti.
Geçici hâkim tahliye etmeyi reddetti
Aslı Aydemir’in tutukluluğunu uzatan sürecin merkezinde, aylardır sonuçlanmayan iddianame trafiği bulunuyor. Aydemir’in arkadaşı Elif Ege, bu süreci hukuki olduğu kadar zamana yayılan bir belirsizlik hali olarak tarif ediyor: “İlk iddianame, Temmuz ayı başında Aslı tutuklandıktan sonra hazırlanmıştı; burada suç isnadı ‘kasten yaralama’ idi. Ancak bu iddianame 16 Temmuz’da İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından iade edildi. Savcının bu karara yaptığı itiraz da 24 Temmuz’da reddedildi.”
Dosya, bu kararla birlikte yeniden soruşturma aşamasına döndü. Elif Ege’ye göre bu noktadan sonra başlayan bekleyiş, tutukluluğun fiilen uzamasına yol açtı: “İtirazın reddedilmesinin ardından adli tatil başladı. Oysa tutukluluğa ilişkin işlerin adli tatilde durmaması gerekir. Buna rağmen yaklaşık dört ay boyunca dosyada hiçbir işlem yapılmadı.”
Kasım ayında hazırlanan ikinci iddianame de benzer gerekçelerle mahkeme tarafından iade edildi. Bu aşamadan sonra dosyada görevli savcının açığa alınması, yerine atanan savcının görevlendirmeye itiraz etmesi ve sürecin her defasında sil baştan başlaması, yargılamayı daha da uzattı. Düzenlenen üçüncü iddianame Aralık ayında kabul edildi; ancak Aydemir’in tutukluluğuna devam kararı verildi.
“Mahkeme tensiple tahliye kararı verebilirdi ama geçici hâkim bunu reddetti,” diyor Elif Ege. “Bu durum açık bir hukuksuzluk. Yargılama süreci fiilen bir cezalandırma aracına dönüşmüş durumda.”
“Aslı pes eden biri değil”
Aslı Aydemir, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda adli suçlardan yargılananlar ve hüküm giyenlerin kaldığı koğuşta tutuluyor. Elif Ege, Aydemir’in kaldığı koğuşların son derece kalabalık olduğunu, gürültünün hiç dinmediğini ve onun en çok sessizliği özlediğini aktarıyor.
“Elbette hiç kolay değil, ama Aslı bugüne kadar cezaevindeki her türlü olumsuzlukla başa çıkmayı bildi. Yaşadıklarını, birlikte kaldığı kadınların öykülerini kendi bakışıyla yazıya dökmeye devam ediyor.”
Bu tutukluluk, Aydemir’in hayatındaki ilk büyük kesinti değil. Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attığı için akademiden ihraç edilen Aydemir, buna rağmen doktora eğitimini tamamlamış, akademik çalışmalarını ve terapistlik faaliyetlerini sürdürmüştü. Elif Ege, yeniden kurulan bu hayatın tutuklulukla birlikte bir kez daha askıya alındığını anlatıyor: “Aslı pes eden biri değil. Hayatını yeniden ve yeniden kurabilen biri. Bu sürecin de onu durdurmayacağını biliyoruz.”
Aydemir, yaşadıklarını yalnızca kişisel bir deneyim olarak değil, daha geniş bir çerçeve içinde ele alıyor. Elif Ege’ye göre Aydemir, tutukluluğunu toplumsal cinsiyet, mekân ve iktidar ilişkileri üzerinden okumayı sürdürüyor: “Bir kadın olarak orada olmasını, Beyoğlu’nun tarihsel ve güncel anlamını, sesini yükseltmesinin neye karşılık geldiğini birlikte düşünüyor. Çıktığında bu analizlerini bizimle paylaşmasını bekliyoruz.”
Etiketler: aslı aydemir, Leman Dergisi